EVERYTHING IS SCULPTURE*

Long Island’de yer alan Noguchi Müzesi‘ne adım attığınızda Noguchi’nin taşlardan oluşan dünyasına da adım atıyorsunuz. ‘Donmuş zaman’ diye tanımladığı heykelleri sanki yüzyıllardan beri oradaymış gibi bir his uyandırıyor.
Aynı zamanda bir tasarımcı olan Noguchi’yi ilk keşfedişim bu yukarıdaki kaydırakla oldu. Burada ve buradaki yaşayan hallerine bakar mısınız.

 Beton yerler, ve tuğla duvarlar arasında, doğal ışık alan müzede heykeller çok güzel sergilenmiş. Bana, müzeden daha çok sanki Noguchi’nin atölyesinde geziniyormuş gibi hissettirdi.

 

Noguchi Müzesi 

9-01 33rd Road Long Island City, New York

*Başlık kendi sözünden alıntı.
“Everything is sculpture. Any material, any idea without hindrance born into space, I consider sculpture.”

A BIGGER SPLASH

Geçenlerde,  Luca Guadagnino’nun son filmi A Bigger Splash’ i izledim. Ve Tilda Swinton’un Raf Simons imzalı kostümlerine hayran kaldım. Hikayenin geçtiği İtalya adası Pantelleria ‘ nın (film sayesinde bu adayla da tanışmış olduk:) dokuları arasında Raf Simons’un yarattığı kıyafetler harika bir uyum içinde. İzleminizi tavsiye ederim.

 

WHITNEY MÜZESİ

New York’taki son gün, Chelsea’ deki Whitney Müzesi’ndeyiz. Bisikletin müthiş rahatlığını keşfettiğimiz andan itibaren her yere bisikletimizle gidiyoruz. Kaybolduğumuzda, ki ızgara şeklindeki bu kent yapısında nadiren oluyor, her yolu sorduğumuz kişi bize büyük bir özenle, bir filmin içinde kendimizi zannetmemizi sebep olan İngilizcesiyle yolu anlatıyor. Ve sonrasında bir sürü yeni insanla tanışıyoruz. Sanki bir sürü hikaye dolanıyor şehirde ve biz de sürekli bir hikayeden çıkıp diğerine giriyoruz. İşte tam bunları düşünürken sıra bana geliyor bilet kuyruğunda, ve önümdeki kadın aniden bana dönüp elime iki bilet sıkıştırıveriyor. Ve Whitney müzesine giriyoruz 🙂

Chelsea’ de bulunan müzenin mimarı Renzo Piano. İki cepheden ışık alan, büyük sergi alanlarına sahip güzel bir müze. Biz oradayken -hala devam ediyor- Whitney Koleksiyonundan Portreler sergisi vardı. Yeni tanıştığım sanatçılar ve sevdiğim bazı işler aşağıda.

Leslie Hewitt

 

 
Nan Goldin
 
Jack Pierson

 

Whitney Museum
99 Gansevoort St NY 10014

 

TAŞLARIN DÜNYASI

Sizi bana ilham veren bir sanatçıyla tanıştırmak istiyorum, Constantin Brancusi. 
Paris’te yer alan Pompidou Merkezinin yakınındaki bir binada atölyesinin bir kopyası bulunuyor. Atölyesinin siyah beyaz fotoğraflarından gördüğüm kadarıyla mekanın atmosferinin kopyasıyla uzaktan yakından ilgisi olmasada tüm eserlerini bir arada bu şekilde görmek muhteşem bir deneyim. Sanki sağa sola fırlatılmış karalamalar gibi. Bir heykeltraşın karalamaları da böyle oluyor demek ki!